Anadolu Gençlik Esenler’den Erol Erdoğan’a Tebrik ve Hac Ziyareti

Yazan: admin 20 Ocak 2010  
Kategori: Haberler, Manşetler

Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Erol Erdoğan, Anadolu Gençlik Dergisi Esenler Yönetim Kurulu üyelerinden oluşan bir heyeti kabul etti. Cevizlibağ’daki il başkanlığında gerçekleştirilen ziyarette, Saadet Partisi İl Başkan Yardımcısı Yavuz Selim Kurt da hazır bulundu.

Sohbet havasında ve sıcak bir ortamda gerçekleşen ziyarette Erol Erdoğan’ın başkanlık döneminin hayırlı olmasını dile getiren AGD Esenler Yönetim Kurulu üyeleri ayrıca Hac farizasından dolayı da Erol Erdoğan’ı tebrik etti.

AGD Esenler Yönetim Kurulu üyelerinden faaliyetleri hakkında bilgi alan Erdoğan, AGD Esenler’in çalışmalarından duyduğunu memnuniyeti dile getirdi.

Anadolu Gençlik Esenler’den ‘Aşure’ İkramı

Yazan: admin 04 Ocak 2010  
Kategori: Haberler


Anadolu Gençlik Dergisi (AGD) Esenler Temsilciliğinin “Geleneksel Aşure” ikramı bu yılda gerçekleştirildi. Muharrem ayı dolayısıyla hazırlanan aşureler, Esenler Dörtyol Meydanı’nda vatandaşlara ikram edildi. Yaklaşık 8 bin aşurenin ikram edildiği etkinliğe ilgi oldukça yoğundu. Vatandaşlar, yapılan organizasyondan ötürü AGD Esenler yetkililerine teşekkür ettiler.

Aşure’nin hikâyesi
Aşure pişirmek Osmanlıdan sonra daha önem kazanmıştır. Nuh peygamber zamanından geldiği de bilinmektedir. Herkes aşurenin varoluş hikâyesinin Hz. Nuh tufanı ile başladığını bilmektedir. Hz. Nuh, Hz. İdris peygamberden sonra kavmine gönderilen peygamberden biridir. Aşurenin hikâyesi ise şu kıssaya dayanmaktadır:
Oğulları olan, Sam, Ham ve Yasef kendisine iman etmelerine karşın Kenan ve kavminden pek çok kimse ona inanıp iman etmez. 1000 seneden fazla Allah’ın emirlerini kavmine tebliğ etmesine karşın ne yazık ki çok zulme uğrar ve onların alaylarına maruz kalır. Sonunda kavmini Allah’a şikâyet eder. Allah, Hz. Nuh’a çok büyük bir gemi yapmasını emreder. Ve ona yardım etmesi için Cebrail (as) kendisine yardımcı gönderir.
Hz. Nuh emre itaat ederek büyük bir gemi yapar ve kendisine iman eden ne kadar mümin varsa onları gemiye bindirir. Her cinsten birer çift hayvanı da yanlarına alır. Ve Allah sonunda büyük tufanı koparttır. Gökten yağan yağmurlar ve yerden fışkıran sular bütün yeryüzünü kaplar. Ten nur’un kaynaması ile gemi hareket eder. Sadece gemiye binen müminler kurtulur. Gemi aylarca suda kalır. Bu zaman zarfında yanlarına aldıkları yiyecekler tükenmeye başlar. Geriye kalan yiyecekleri bir kazanda toplayarak bir çorba pişirmeye başlarlar. O zamanda yapılmış çorbaya bugün Aşure diyoruz. Aşurenin hikâyesi de bir rivayete göre bu kıssaya dayanmaktadır. Yüzyıllardan bu yana değişmeyen bir gelenek haline gelmiştir Aşure. Osmanlı zamanında bu aya çok önem verilir idi. Muharrem ayının 10. günü oruçla başlanırmış güne, kazanlarca aşureler yapılıp eşe dosta, konu komşuya dağıtılırmış. O zamanda aşure dağıtan gönüllü “aşure sebilcileri” varmış. Fakire, fukaraya aşure dağıtırlarmış.

Aşure günü olan önemli olaylar;

Yerlerin ve göklerin yaratılması
Hz. Ömer’in tövbesinin kabul olması,
Hz. Nuh’un tufandan kurtulması
Hz. Yunus’un balığın karnından çıkması
Hz. İdris’in göğe çıkması
Hz. İbrahim’in dünyaya gelmesi ve ateşten kurtulması
Hz. Süleyman’a saltanat verilmesi
Hz. Eyyub’un hastalıklarından kurtulması
Hz. Musa’nın Kızıldeniz’i geçmesi ve Firavun’un helak olması

Anadolu Gençlik Dergisi Esenler Mekke’nin Fethini Kutladı

Yazan: admin 01 Ocak 2010  
Kategori: Haberler


Anadolu Gençlik Dergisi Esenler Temsilciliği geleneksel hale getirdiği Mekke’nin Fethi kutlamaları devam ediyor. Bu yılki kutlama dün akşam (31 Aralık Perşembe) Yüksel Düğün Salon’una yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Salona sığmayan davetliler programı ayakta izlemek zorunda kaldı.

Kur’an tilavetiyle başlayan gecenin açılış konuşmasını yapan AGD Esenler İlçe Başkanı Mustafa Topbaş, Mekkenin fethinin merhamet ve adaletin zirvesi olduğunu ve fetihlerin anasını olduğunu söyledi. Topbaş,” Bu Fetih Kudüs’e, Endülüs’e, Malazgirt Zaferine ve nihayet İstanbul’un Fethine kapı açmıştır. Mekke’nin Fethi kan akmadan yapılan tek fetihtir. Resulullah kendine ve diğer ashabına yapılanların pekâlâ fetihten sonra öcünü alabilirdi ama rahmet peygamberi olduğuna bir kez daha ispatlamış ve kıyamete kadar biz Müslümanlara örnek olmuştur.” dedi.

Fetih Sinevizyonun gösterildiği Program, semazen gösterisiyle devam etti.

Programa konuşmacı olarak katılan Avrupa Milli Görüş Teşkilatları Kurucu Başkanı Hasan Damar, yeryüzünde zulüm bütün şiddetiyle devam ediyordu. Mekke-i Mükerreme de Siyonist olan Darü’n Nedve’ciler bütün zulümlerini devam ettirirken, kız çocukları diri diri gömülürken, insanlık 100 lira yerine 200 lire faiz öderken, kan davası bütün şiddetiyle devam ederken, Cenab-ı Hakk Peygamberi Hazreti Muhammed Aleyhisselamı görevlendirdiğini söyledi.

Konuşması sık sık tekbirlerle kesilen Damar, “Darü’n Nedve’nin müntesipleri Ebu Lehepler, Ebu Cehillerdi. Bu teşkilat vasıtasıyla Allah’ın dinini, peygamberini ve Kur’ân-ı Azimüşşan’ı insanlara ulaşmaması için bütün güçlerini kullanmak suretiyle bir gayretin içerisinde ısrarla faaliyette bulunuyorlardı. İşte böyle bir dönem içerisinde Hazreti Muhammed Aleyhisselam Darü’n Nedve’ye karşı Erkam’ın evinde bir teşkilat kurmuştu. Bunun ismi Darü’n Erkamdı. İşte Darü’n Erkam – Darü’n Nedve mücadelesi böyle başlamıştı. Şimdi zamanımızdaki Müslümanlara bakıyoruz ki Müslümanların teşkilatla ilgilenmesine ne gerek var. İşte liderimiz olan, önderimiz olan Hazreti Muhammed Aleyhisselam Darü’n Nedvenin karşısına Erkam’ın evinde kurduğu teşkilatla mücadeleye devam etmişti.” dedi.

Geceye katılan şair İlyas Kılıçarslan kendi şiirini okudu. Program Estergon Mehteran’ın verdiği muhteşem konserle tamamlandı. Programımızın sunuculuğunu Abdulkadir Taşkın, rejiyi Bahtiyar Arslan üstlendi.

[gallery]